Her girişimci(müteşebbis) yatırımcı, her yatırımcı da girişimci olmayabilir. Girişimci yatırım fikrini geliştirir ama eyleme dönüştüremeyebilir, yatırımcı da olgunlaşmış bir düşünceyi(yatırımı) eyleme dönüştürür. Ama çoğunlukla girişimci aynı zamanda yatırım yapar, bu nedenledir ki girişimci ve yatırımcı aynı anlamda kullanılır. Biz de burada iki kelimeye de aynı anlamı yükleyeceğiz. Zaten farklı düşünmek de detayda doğru olsa da pratikte geçerliliğini kaybeder.
Büyümek, varlıkları çoğaltmak ve sonuçta kâr etmek yatırımın temel motivasyonlarıdır. Yatırımcı; daha fazla vergi vermek (tam tersi daha az vergi vermek için de yatırı yapılabilir), daha yüksek ücret vermek, daha fazla istihdam sağlamak amacıyla yatırım yapmaz. Ülke ekonomisine katkı sağlamak, milli gelirin artmasını arzu etmek, vatandaşı mutlu etmek, sosyal yardım aracılığıyla sevap kazanmak gibi faktörlerde bazı yatırımcıları motive edebilir, hiç kimse bu nitelikli manevi faktörleri yok sayamaz, ama, sonuçta söz konusu sosyal ve manevi tatmin için bile kâr hedefini önceliklemek gerekir.
Yatırımcı neden yatırım yapar, yatırım kararı almadan önce ve yatırım sürecinde nelere dikkat etmesi gerekir?
Neden yatırım yapmak ister:
1-Temel ve birinci amaç toplam kârını maksimize etmektir
2-Rekabetçi bir piyasada ise; yeni ürünlerle ve/veya mevcut ürünlerinin geliştirilmesiyle rekabet gücünü artırmak ister
3-Yeni ve/veya ilave yatırımlarla varlıklarını güçlendirmek ister
4-Artan kârı üzerinden vergi vermemek için yatırım yapar(bu, vergiden kaçınma yada vergi kaçırma anlamına gelmez)
5-Konjoktürel piyasa risklerine karşı, farklı alanlara yatırım yapmak suretiyle uzun vadede reel kâr düzeyini korumak,
6-Hissedarın veya hissedarların kişisel büyüme ve duygularını tatmin etmeleri yolunda yatırımları bir araç olarak kullanmak
7-Kullanılaan teknolojinin ekonomik ve kullanım ömrünün tükenmesinden kaynaklı zorunluluklar..
7-Siyasi beklentiler veya baskılarla, kişiler arzu etmeseler de, yeni yatırımlara girmek zorunluluğu
bu genel motivasyonlara daha özel nitelikli nedenler de ilave edilebilir elbette, ama esas itibariyle insanoğlunu yatırım yapmaya sevkeden temel faktörler olarak bunları sıralayabiliriz.
Yatırım yapma nedenlerini daha sistematik olarak analiz etmek istersek, mikro(kişisel) faktörler ve makro(global) faktörler şeklinde iki ayrı başlık altında da değerlendirebiliriz. Mikro nedenler, kişisel beklentileri kapsarken, makro nedenler daha ziyade ülke ve Dünya koşullarından kaynaklanır. Motivasyonları ne olursa olsun, bir kere yatırım sürecine girdikten sonra, süreden bağımsız olarak, kesintisiz varlıkları artırma ve/veya geliştirme güdüsü dinamik olarak sürdürülmek zorundadır.
Bu süreci nesnel ve kaçınılmaz olarak kabul ettikten sonra, üzerinde asıl durulması gereken nokta; nasıl, ne zaman, hangi büyüklükte ve hangi alanda yatırım yapılacağıdır.
Yeni yatırımlarda:
1-Hazırlanacak veya hazırlatılacak sağlıklı ve gerçekçi bir fizibilite.
2-Yatırımın getireceği net katma değer
3-Sürdürülebilirlilik…Fizibilite “yatırım yapılabilir” sonucunu verse bile; işletme sermayesi, insan kaynakları, varsa diğer faaliyetlere sağlayacağı olumlu yada olumsuz dıışsallıklar
4-Yatırım tutarının alternatif getirisi
5- politik ve kamu düzenlemeleri riski
6-Hedef pazar açısından uygun zamanlama
7-Mal ve hizmet çıktısının pazar-ömür eğrisi
İlave /yenileme/ modernizasyon yatırımlarında ise:
1-Orta ve uzun vadede pazar yapısı
2-Rekabetçi maliyet/fiyat avantaj veya dezavantajları
3-Teknoloik gelişmeler
4-Vergilendirmeler
5-Finansman maliyeti
6-mevcut makine-ekipmanın ekonomik ömrü ve verimliliği
7-İşgücü maliyetleri
8-Kamusal düzenlemelerin getirdiği zorunluluklar(çevre duyarlılığı gibi)
9-Kârlılık analizleri(başabaş analizi, yatırımın geri dönüşü gibi…)
10-Sosyal sorumluluk
Yatırım yapmak, genel anlamda bir projelendirme faaliyetidir. Tecrübelerimiz ve yaşanmışlıklarımızla rahatlıkla şunu ifade edebilirim ki, en baştan yapılan iyi bir projelendirmeyle İş’in %50 sini tamamlamış oluruz. Geriye kalan %50’nin %50’si finansmandır. Yani, Ne tür yatırım olursa olsun, sağlıklı bir projelendirme süreci amacın gerçekleştirilmesinde en kritik dönemdir. Şüphesiz, önceden tanımlanmış amaç ANAHTAR dır.
