Organizasyon(örgütlenme) ile ilgili klasik bir hikaye anlatılır…
Soğuk savaş döneminde bir grup Amerikalı resmi bir proğram vesilesi ile Moskova’ya gider. Proğramlarının resmi kısmı bittikten sonra Moskova’yı gezmek isterler. Rus tarafı bir gezi proğramı yapar, bu kapsamda bir ayakkabı mağazasına giderler. Şehir merkezinde muhteşem bir tarihi bina ayakkabı mağazasıdır, kapıdan içeri girilir, uzun ve zemini halı , duvarları tablolarla dolu bir koridorda uzun bir yürüyüş sonunda önlerine iki kapı çıkar; kadın bölümü-erkek bölümü, erkek tarafından girilir, yine aynı etkileyici koridor sonunda iki kapı; yazlık-kışlık, kışlık kapıdan devam edilir, aynı şekilde koridor ve sonunda yine iki kapı; deri-deri olmayan, deri kısmından devam edilir, buna benzer bir kaç koridordan devam edilir ve sonunda tek kapıdan arkaya caddede kendilerini bulurlar. Amerikalılar şaşkın vaziyette “nerde bu ayakkabılar” diye sorar, Rusları cevabı ise oldukça soğukkanlı ve nettir, “ayakkabıyı boş verin organizasyona bakın, ne organizasyon ama”…
Bu olay yaşandı yada yaşanmadı bilinmez ama günümüzdeki çağrı merkezleri bana hep bu hikayeyi anımsatır. Çağrı merkezli çalışan bazı kurumları ararsınız, karşınıza algoritma çıkar. Sadece elemanter düzeyde bir yapay zeka ile çalışan soft sesli bir kadın-makina sesi adım adım sizi yönlendirmeye başlar; şunu istiyorsanız şu numarayı tuşlayın, bu ana kapı girişidir, devamında alternatif sunan aynı ses sizi koridor koridor dolaştırır, nihayet gerçek bir insan sesiyle karşılaşırsın(çoğu zamanda uzun bir bekleyiş sonunda), tekrar iki alternatif, ya meramınızı anlatabilirsiniz ya da sizi başka bir koridora sürükler… Bir açıdan bakıldığında, hem firma hem de sizin açınızdan zaman ve kaynak tasarrufu sağlayan organizasyondur çağrı merkezleri… Peki neden bu kadar çetrefilli yönlendirmelerle yüzleşiriz? Cevabı gayet basit, müşteriyi doğru kişiye işin ehline ulaştırmak… Bu da, bir örgütlenmede iş akışlarının doğru kanaldan doğru yerlere yönlendirip işin sahibi yetkin kişiler aracılığı ile gerçekleştirilmesini sağlamak, prensibine dayanır. Yani mantık aynı; dolaştığın koridorlara değil, organizasyona bak…
Bu iki örneğin tam tersi örneklerle de günlük hayatta karşılaşmaktayız.. Bir kuruma iş vesilesiyle gidersiniz, ya konunun ilgilisini bulamayabilirsiniz ya da birden çok kişi veya birim işe sahiplenir, ilgilisine ulaştığınızda ise yetki kullanımı sorunuyla yüzleşirsiniz.
Yetki ve sorumluluğun, ödül ve ceza sisteminin, zamanla kayıtlı iş süreçlerinin, operasyonel girdi-çıktı optimizasyonlarının ve daha önemlisi liyakat sisteminin etkin bir şekilde kurgulanıp uygulanmadığı örgütlenmelerde, hem çalışanlar hem de hedef kitle açısından kaçınılmaz olumsuzluklar mevcuttur.
Günlük hayatta hizmet ve ürünün çeşitlerinin artmasına ilave olarak sunulan kitlenin beklenti ve nitelik düzeyinin artması, ayrıca sağlayıcılar arasında rekabetin her geçen gün daha keskin hale gelmesi tedarikçileri zorunlu olarak yeni arayışlara, sürekli gelişim ve yenilenmeye zorlamaktadır. Bu süreçte tedarikçilerin elindeki en önemli araç TEKNOLOJİ dir. Bilginin uygun kombinasyon ve süreçler sonunda kullanıma dönüştürülmesi anlamındaki teknoloji, organizasyon süreçlerini ve doğal olarak örgüt yapılarını son 20-30 yıl içinde dramatik şekilde etkilemiştir. Sanayi devriminden sonra, özellikle de 20. yüzyılda endüstride seri üretime geçilmesiyle işletmecilik dünyasında klasik hale gelmiş olan organizasyon şekilleri ve bunun arka planındaki felsefe, son yıllarda geçerliliğini kaybetmeye başlamıştır. Eğitim, üretim yöntemleri, yeni ürünler, teknolojik gelişmeler, insan algılarındaki değişimler, ulusal ve uluslararası gelişmeler gibi temel faktörlere bağlı olarak, her sektörde ve Dünya’nın her coğrafyasında, kısmen veya tamamen bütün organizasyonlarda yeni gelişmeleri başlıklar halinde şöyle sıralayabiliriz:
-Her koşulda ve her yerde geçerli standart örgüt yapıları geçerliliğini kaybetmiştir
-Tamamen kendi kendine yeterlilik söz konusu olamaz. Böyle olmasını sağlamaya çalışmak çok büyük kaynaklar gerektirir ve yeterli kaynak bulunsa bile bu kaynakların optimizasyonu imkansızdır
-Emir-komuta gücüyle hedefleri gerçekleştirme artık geçerliliğni kaybetmiştir
-Daha çok bilgiye, tatmine ve şeffaflığa dayalı yapılanmaların ayakta durma şansı vardır
-Örgütlenmede belirli bir coğrafya ve lokasyon sınırları geçerliliğni kaybetmiştir
-Her türlü operasyonlarda insan unsuru ağırlığını azaltırken NESNELER gittikçe artan oranda dominant olmaya başlamıştır. Özellikle bu trend yapay zeka aracılığı ile örgütsel yapıları(daha öte noktada sosyal-siyasal-ekonomik yapıları) nerelere götüreceği günümüzün ciddi tartışmalarındandır.
-Organizasyonların bir kere oluşturulduktan sonra değiştirilmeden kalma süresi gittikçe kısalmaktadır. Yani örgütsel yapılar, dışsal faktörlerin etkisiyle daha sık değiştirilmesi zorunlu hale gelmiştir.
-Çalışma ortamları, yemekhane, sosyal tesis gibi ortak alanları olan ve çalışanların temas halinde olduğu örgüt yapılarından, yönetici ve çalışanların birbirlerini görmediği, tanımadığı, sadece sanal alemde iletişimin kurulduğu örgütlerle daha çok karşılaşılacak, bazı sektörlerde muhtemeldir ki tepe yönetici bir ALGORİTMA-BİLGİSAYAR olacak
Bu maddelerin her biri tek başına KENDİME GÖRE YAZDIM KONUSU olacaktır.
